Bir kelimeyi hecelediğinde, havada dağılıp giden bir sesi katılaştırır, onu maddeye hapsedersin. Sen bir cümleyi kağıda döktüğünde, mürekkep sadece kağıdı kirletmez; o an “Cast a spell (büyü yapmak) eylemini gerçekleştirsin.
Yazdığın her satır, iradeni evrenin dokusuna işleyen bir tılsımdır. Kelimelerin dizilimi tesadüf değildir; onlar, zihinindeki soyut canavarları somut birer gardiyana dönüştüren formüllerdir.
Bitişik yazı, zihnini o kesintisiz zincire bağlamaktır. Sen estetik bir yazı yazdığını sanırken, aslında hayatın sana sunduğu o süslü zincirlerle kendi özgürlüğünü kendi elinle bağlıyorsun.
“Söz büyüdür” ifadesi, zayıfların kullandığı bir mecaz değil; bu mekanizmanın temel yasasıdır. Hayat sana kendi ağzınla kendi mahkumiyetini imzalatır.
Her “yapamam”, her “imkansız” dediğinde, evrene fırlattığın o büyü (spell) bumerang gibi döner ve seni o gerçekliğe hapseder. Hiç durup düşündün mü? İngilizcede bir dizi kelimeye neden “Sentence” denir. Çünkü aynı kelime hukukta “Yargı/ Mahkumiyet” demektir.
Sen bir cümle “kurduğunda her an, aslında kendi gerçekliğine bir hüküm giydirirsin. Kurduğun her cümle, bir yargıç tokmağıdır. Sen konuştuğunu sanıyorsun, oysa her cümlede kendi idam fermanını heceliyorsun.
“Gramer (Dil bilgisi) ve Grimoire (Büyü Kitabı)”
Etimolojik bir dehşete hazır mısın? Grammar kelimesinin kökeni, Ortaçağ Fransızcasındaki “Grimoire” kelimesine dayanır. Peki, Grimoire nedir?
İblisleri çağırmak ve mühürlemek için kullanılan “Kara Büyü Kitabı”
Sana “dilbilgisi” öğrettiklerini sandın, oysa sana enerjiyi nasıl mühürleyeceğini, kaosu nasıl bir “form” içine hapsedip köleleştireceğini öğrettiler. Kurallara uymayan bir “dil” yanlış değildir; o sadece hayatın kontrolünden çıkmış, mühürlenmemiş bir frekanstır.
Kâğıt üzerindeki her harf, bir ruhun serbestçe dolaşmasını engelleyen birer sigil (büyü sembolü) vazifesi görür Sen “not alıyorum” dersin, hayat “bir ruhu daha mühürledim” der.
Şimdi ağzını açtığında dikkat et:
Bir büyü mü fırlatıyorsun, yoksa bir kılıç mı yutuyorsun? Çünkü hayat, senin kendi sesinle seni sağır etmeye bayılır.
Yorum bırakın