Uygarlığın Görünmez Motoru: Para ve Finansın Felsefesi

Para bir gerçekliktir, günlük hayatımızın kalıcı bir özelliğidir. Hayatlarımıza özel bir ritim, özel bir cazibe dünyaya ve bizim onun içindeki yerimize dair özel bir algı kazandırır. Para, sahip olmadığımızda sorun yaratabilir, sahip olduğumuz ise daha fazla sorun yaratabilir.

Ancak paramızın kontrolünün bizde olduğunu yalnızca yanılsamadır, gerçekte onun üzerimizde ne kadar incelikli ve yoğun bir kontrol uyguladığını fark etmeyiz.

 

Para övüldü ve lanetlendi, hayal edildi ve küçümsendi. Para nedir?

İyi mi kötü mü? Özgürlük mu yoksa bağımlılık mı? Para sadece ekonomi finans, iktisat parasal ekonomi para politikası gibi metotlar ile anlaşılamıyabilir. Para üzerinde üzerinde derin bir filozof gibi düşünmek ve anlamak gerekir. Aksi halde para kontrolümüz zayıflar.

 

Para sadece mal değiş tokuş için kullanılmaz. İnsanın değer yönelimini ve ahlaki standartlara ilişkin fikirlerini değiştirebilir. Ödeme gücüne göre benim olan başkasının olur, başkasının olan da benim olur. Yani paranın iddiası her şeyin ölçütü ve ölçeni iddiasında olmasıdır.

İnsan para kazanır, para da insanı yapar onun yaşam biçimine ve düşünme biçimini oluşturur. Para fakiri yabancılaştırabilir zengini ise sahiplendirir. Paranın sınırsızlığı bir kâğıt parçası olmasından değil insanların arzu ihtiras ve ihtiyaçlarının sınırsızlığından gelir.

 

Evrensel olan bu değeri sayesinde para, insanlık dışı olanlarda dahil olmak üzere her türlü faaliyet için koşulsuz bir teşvik ve itici güç görevi görür. Para olmasa ne çocuğuna öğretmen bulunur. Ne sokağın temizlenir. Ne sen ekmek peynir zeytin vb. yiyebilirsin. Aslında para tüm insanlık devranına nabız arttırır. 

Bir baştan çıkarma ve ayartma olarak insan ahlakının bir testi olarak çalışır. İnsana karşı yapılan işlerde dahil olmak üzere her kişi için cazip hale getirir. Para, insanın hem yıkıcı hem de yapıcı eylemlerine özenle hitap eder ve yalnızca onun iradesine ve aklını çalıştırmanın bir aracıdır, ancak bu rolde para pasif değildir. Bir kişilik olarak insanı ya değiştirir ya da yok edebilir.

 

Para hem uygarlığın bir ürünü hem de onun daha da gelişmesinin bir aracıdır. Yani para bir motordur. Motor yoksa uygarlıkta yok olur. Parayı en verimli şekilde kullanmak ne ekonominin ne de iktisadın işi değildir.

FİNANS’tır, o alan.

 

 

 

Yorum bırakın