Matematik Tanrı’nın Dilini mi Fısıldıyor?

“Bana bir dayanak noktası verin, dünyayı yerinden oynatayim” diyen Arşimet’e karşılık, karmaşık sayılar şunu der: “Bana hayali bir birim verin, size sonsuz sayıda dünya inşa edeyim. Teolojide Tanrı, evreni “yokluktan” (ExNihilo) var etmiştir. İnsan zihni için “hiçlikten bir şey çıkması!” mantıksal bir krizdir. Ancak karmaşık sayılar bize bunun mekanizmasını fısıldar: i2=-1.

 

Negatif bir say (-1), bir eksikliği, bir borcu, bir “yokluğu” temsil eder. Karekök ise bir seyin kökenidir.İnsan mantığı/ “yokluğun kökü olmaz” derken, matematik fermanı verir: Yokluğun kökü, zihindedir(i). Görünür olan her şey (Reel), görünmez olan bir köke (I’majiner) muhtaçtır.

 

Dini metinlerde her şeyin yazılı olduğu o yüce levha, aslanda bir karmaşık düzlemdir.Biz, sadece reel eksende (zaman ve mekan dogrusunda) ileri-geri hareket ettigimizi sanırız. İlahî irade, bu doğruya dik bir acı yaparak (imajiner eksen) her anı ve her ihtimali aynı anda kuşatır.

 

Teolojide Tanrı için “imkansız” yoktur.Karmaşık sayılarda da “çözümsüz denklem” yoktur. Reel sayılarda tıkanan bir işlem, karmaşık düzleme çıktığında ferahlar.

 

Bu, dua mekanizmasına benzer: Dünyevi (reel) düzlemde imkansız görünen bir düğüm, dikey bir müdahale (metafizik/imajiner) ile çözülüverir. Bugün biliyoruz ki evrenin temel yapı taşlarını anlatan Schrödinger denklemi, içinde i birimini barındırmadan yazılamaz.

Yani madde dediğin o sert gerçeklik, özünde “hayali” bir sayının dalgalanmasından ibarettir. Eğer bir gün biri sana “Tanrı’nın varlığı kanıtlanamaz” derse, ona sunu sor: “Karesi -1 olan bir sayının varlığını kantlayabiliyor musun?”

 

Kanıtlayamazsın, ama o say olmadan köprüleri kuramaz, uçakları uçuramaz ve atomu anlayamazsın. Tıpkı Tanrı gibi; O’nu reel eksende göremezsin ama O’nu denklemden çıkardığın an even koca bir “tanımsızlık” çukuruna yuvarlanır. Karmaşık sayılar, rasyonalizmin bittiği yerde mistisizmin başladığını değil; mistisizmin en yüksek rasyonalizm olduğunu kanıtlar.

 

Karmaşık sayılarda i (hayali birim) olmasa, elektromanyetik dalgalar yayılmaz, ışık kırılmaz, atom bir arada duramaz.Yani “görünmeyen” (i), “görüneni” (a) ayakta tutan gizli kuvvettir. Karmaşık sayıların o meşhur a+bi yapısı, yani “Görünen (Reel) + Gizli (Imajiner)” dengesi. Matematikte reel eksen (dünya), karmaşık düzlemin (gaybın) sadece sonsuz küçük bir kesitidir.

 

Karmaşık sayılar dünyasında her sayının bir eşleniği (z=a+bi ise z=a-bi) vardır. Biri yukarı bakarken digeri aşağı bakar; biri maddeyi, digeri manayı temsil eder. Bunlar çarpıldığında ise sonuç her zaman “saf bir gerçekliğe” (a2+b2) dönüşür. Varlık; bir reel bileşen (beden) ve bir imajiner bilesen (ruh) toplamıdır.

 

Biri olmadan digeri “tam” bir say (varlık) teşkil etmez. Bizim “tanımsız” dediğimiz mucizeler, aslında karmaşık düzlemdeki standart işlemlerdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum bırakın