Tehlike uzaktayken sana bağlılık yeminleri ederler; ancak menfaatleri tehlikeye girdiği an seni ilk açık artırmada satarlar. Bu dünya, birbirini yiyen iradelerin cehennemi gibidir. Erdem, iki uç arasındaki o ince çizgidir. Ne herkese körü körüne güvenen bir saf olalım ne de herkesten nefret eden bir münzevi.
İnsana güvenmek bir risktir ama insandan tamamen kaçmak ise bir kayıptır. Dikkatli olmak, bir korkaklık değil, aklın kalkanıdır. Herkesi dost sanma ki hayal kırıklığı seni yıkmasın; herkesi düşman sanma ki yalnızlık seni çürütmesin.
Tedbirini al, kapanı kilitle ama komşuna selam vermeyi de ihmal etme. Unutma; en iyi zırh, uyanık bir zihindir. Tedbirli olmak, evrenin akışına bir protesto değil, o akışta boğulmamak için atılan bir kulaktır.
İnsanların eylemlerine ne gül ne de ağla: sadece anla. Bilgelik, insanın ne yapabileceğini öngörüp, hayal kırıklığına yer bırakmayacak bir mesafe ayarı yapmaktır.
- İnsanların çoğu cevap vermek için “dinler”, anlamak için değil Bu iletişimin hatası değil, bir karakter zafiyetidir. Birini gerçekten dinlemek, kendi egonu ve gündeminini geçici olarak askıya almayı gerektirir. Bu da ancak yüksek bir özgüven ve duygusal olgunlukla mümkündür.
- Başkalarını etkilemenin en kısa yolu, onlardan etkilenmeye açık olduğunuzu göstermektir. İnsanlar, kendilerini güvende hissetmedikleri ve anlaşıldıklarını sezinlemedikleri hiçbir fikirle gerçekten bütünleşemezler.
- Farklılıkları bir tehdit olarak değil, eksik parçalarımızı tamamlayan birer varlık olarak gördüğümüzde bireysel olarak asla ulaşamayacağınız zirvelere çıkarsınız.
Yorum bırakın